Vuçiç, NATO’nun Sırbistan’ı yok etme ve parçalama girişimi başarısız olduğunu söylüyor-Xinhua

25. Yıl dönümünde NATO’nun Yugoslavya’ya düzenlediği bombalama olaylarını anma etkinliğine katılan insanlar, Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic’in, Sırbistan’ın Kosovo ve Metohija eyaletini asla teslim etmeyeceğini ve NATO ittifakına katılmayacağını belirtti. 1999 yılında, ABD öncülüğündeki NATO güçleri, Yugoslavya’ya karşı sürekli hava saldırıları gerçekleştirerek 8.000’den fazla sivilin ölümüne veya yaralanmasına neden olmuş ve neredeyse 1 milyon kişiyi yerinden etmiştir.

Vucic, “Onlar (NATO) vatanımızı yok etmek, Sırbistan’ı yok etmek ve parçalamak istediler, ama başarılı olamadılar,” dedi. “25 yıl geçti ve hala ayaktayız… Sırbistan’ın parçalanmasına asla izin vermeyeceğiz! Kosovo ve Metohija asla isteyerek bize koparılmayacak,” diye vurguladı. Kosovo 2008 yılında Sırbistan’dan tek taraflı olarak bağımsızlığını ilan etmiştir, ancak Sırbistan buna karşı çıkmakta ve Kosova’yı kendi eyaleti olarak görmektedir.

Etkinlik, Sırp Ortodoks Kilisesi Patriği Porfirije tarafından yönetilen hüzünlü bir anma töreni ile başladı. Sonrasında konuşmasında bombalamaların “insanlıktan çıkmayı seçtiğinde insanın ne kadar acımasız olduğunu” ortaya koyduğunu vurguladı. Yağma ve uranyum azaltılmış bombaların kullanıldığı bu saldırılar, altyapının geniş çapta tahrip olmasına neden olmuştur.

Republika Srpska Cumhurbaşkanı Milorad Dodik, NATO’nun uluslararası hukuku ihlal ettiğini ve masum insanların, hatta yeni doğan bebeklerin bile yaşamlarını umursamadan yok ettiğini kınarken, Sırbistan’ın direnişini ve dayanıklılığını övmüştür. “Özgürlüğümüzü değer veren saygın bir halk olarak kaldık,” diyen Dodik, Anma Günü’nün geniş katılımının yansıttığı birlik öneminin altını çizmiştir.

1999 yılında başlayan bombalamalar, Çin büyükelçiliği ve Sırp ulusal yayın kuruluşu RTS binasının da aralarında bulunduğu pek çok yerin hedef alındığı, insan haklarını ihlal eden ve altyapıyı yıkıcı bir şekilde etkileyen bir saldırıya dönüşmüştür. Sırbistan, bu karanlık dönemin acı hatıralarını canlı tutarak, özgürlüğünün ve egemenliğinin ne kadar değerli olduğunu herkese hatırlatmaktadır.